" /> Mesane kanseri farkındalık ayı – Erkek Saç Modelleri, Erkek Saç Bakımı, Bıyık Modelleri, Sakal Modelleri, Erkek Dövme Şekilleri

Mesane kanseri farkındalık ayı

Paylaş
 

Mesane kanseri prostat kanserinden sonra erkeklerde en sık rastlanan ikinci ürolojik kanser olmasına rağmen, yakın zamana dek göz ardı ediliyordu. Toplumda yeterince bilinmemesi erken teşhis imkanını engellerken, sağlık durumu otoriteleri ve hap endüstrisinin de bu kanser türüyle mücadeleye öncelik verdiği söylenemezdi… Ta oysa bugüne değin.

Mayıs – Mesane Kanseri Farkındalık Ayı dolayısıyla Türkiye’de ilk önce devlet yetkilileri, sivil toplum örgütü temsilcileri ve bilim insanaları bir araya gelerek, mesane kanseriyle mücadelede birlikte bir hareket planı hazırladılar. Sağlık Bakanlığı Kanser Daire Başkanı Doç. Dr. Murat Gültekin, Kanser Savaşçıları Derneği Başkanı Aslı Ortakmaç ve idare heyeti üyesi Prof. Dr. Mustafa Çetiner ve Koç Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı ve üro-onkoloji uzmanı Prof. Dr. Tarık Esen’in katıldığı basın toplantısında  ülkemizde ve dünyada mesane kanserine ilişkin verileri, tanı ve tedavideki aktüel gelişmeler paylaşıldı.  

ECPC’nin (Avrupa Birliği Kanser Hastaları Koalisyonu) Nisan sonunda mesane kanserine ilişkin bir rapor yayımlayarak, toplumun bütün katmanlarını, sağlık bakanlıklarını ve sivil toplum organizasyonlarını bu kansere aleyhinde birlik olmaya çağırdı. Bu çağrıya ilk cevap ise Türkiye’den geldi. Dünyada mesane kanserinin erkekler arasında aşırılık olarak 7. sırada bulunduğunu bildiren Kanser Daire Başkanı Doç. Dr. Gültekin, bu kanser türünün Türkiye’de daha sık görüldüğüne dikkat çekti: “Ülkemizde erkekler arasında en sık görülen ikinci kanser türü” dedi. 

Mesane Kanseri İçin Balonlar

İngiltere Mesane Kanseriyle Mücadele hareketinin başlattığı BaloonsForBladder başlıklı sosyal medya kampanyasına toplantıya katılan hatip ve basın mensupları da balon üfleyerek destek oldular.

Kanser Savaşçıları Derneği Başkanı Ortakmaç ise bu işbirliğinin mesane kanseriyle mücadelede pozitif önemli bir adım olduğuna uyarı çekerek, konuşmasına şu sözlerle devam etti:  “Maalesef her kanser türüyle çaba için eşit yatırım yapılmıyor, benzer güçle savaşılmıyor. İşte bu nedenle mesane kanseri ilk önce olmak üzere bir takım kanser türlerinin erken teşhis ve çare imkanları da gelişemiyor. Bugün mesane kanserinin bu makus kaderinin değiştiği gün olabilir.” 

Derneğin yönetim kurulu üyesi Prof. Dr. Çetiner, “Afiyet Bakanlığı, Sosyal Güvenlik Kurumu yetkilileri, akademisyenler ve sivil toplum kuruluşlarından temsilcilerin bir araya getirebildiğimiz için fazla gururluyuz” dedi.

Mesane kanserinin, prostat kanseri değin popülar bir kanser türü olmadığına uyarı çeken Prof. Dr. Esen konuşmasına bu kanser türünün idrar yollarıyla ilgili görülen en sık kanser olduğunu söyleyerek başladı: “En manâlı tehlike faktörü ise sigara ama maalesef mesane kanseri sigara bağlantısı, akciğer kanseri sigara ilişkisi kadar gündemde değil. Lakin sigaranın toksik etkileri ve zift idrar aracılığıyla mesaneye geliyor ve idrarla en uzun zaman temass eden mesanede kanser oluşumuna sebep oluyor. Araştırmalar günde 15 adet ya da daha pozitif sigara içenlerin mesane kanserine yakanlanma riskinin içmeyenlere oranla 3,5-4 kat arttığını gösteriyor.” Mesane kanseri tedavisinde fazla uzun yıllardır o kadar manâlı bir gelişme görülmediğini bildiren Prof. Dr. Esen, son günlerde immünoterapi tedavilerinin ümit taahhüt ettiğini söyledi. “Standart tedavide mesanenin  insanlar arasında aşina ismiyle tüberküloz aşısıyla yıkanması kayda değer yer tutuyor. Tümörlerin kapalı ameliyatla temizlenmesi ardından BCG (tüberküloz) varyantı ile aşı uygulaması yapılıyor. Bu tedavinin yanıt vermediği olgularda mesane ayrıntılarıyla çıkartılabiliyor. Bölüştürme riski olan mesane kanserlerinde ise kemoterapi ve radyoterapi tedavilerine başvuruluyor. Son yıllarda ileri derece mesane kanserlerinde denenen immünotrapi yöntemlerinin hastaların sağkalımında fazla kayda değer bir galibiyet sağladığını görüyoruz.” 

Dünyada her sene 330 bin erkeğin ve 100 bin kadının mesane kanseri tanısı aldığını söyleyen Kanser Daire Başkanı Doç. Dr. Gültekin, Türkiye’de ise 7800 erkek ve 1300 kadının mesane kanserine yakalandığını vurguladı ve sözlerine şöyle devam etti:  “Sağlık Bakanlığı olarak kanser taraması ve önlenmesiyle ilgili çalışmalara artı ağırlık verdiğimiz bariz. Mesane kanseri de önlenebilir bir kanser olması açısından bilhassa yakından ilgilendiğimiz bir bölge. Gelecek hafta bu konuyla ilgili araştırmalara başlanması için enstitü ile de toplanacağız. Maalesef sigaraya bağlı kanserler, ülkemizde Avrupa’ya kadar daha sık görülüyor. böylece özellikle bu konulara odaklanıyoruz. Sigara ile uğraş için yapılan araştırmalar sonucu ülkemizde son beş yılda, sigaraya daha aşağı görülen kanserlerin yüzde 13 oranında azaldığını tespit ettik. Bundan daha sonra yapacaklarımızla bu oranın daha da yükselmesini hedefliyoruz. Geçen yıllarda, mide, lösemi, lenfoma..vb gibi ülkemizde en sık görülen birincil on kanser türüyle ilgili farkındalık çalışmalarına başladık. Bu sene itibariyle mesane kanseri konusunda da KETEM ve afiyet aile hekimlierimizle birlikte farkındalık çalışmaları yapacağız.”

Mesane kanserinin taramasıyla ilgili demin bir deneme bulunmadığını gösteren yetkililer, erken tanının yaşam ve organın kurtulması için koskocoman öneminin olduğunu eklediler. Erken teşhis için idrarda kan görülmesinin en manâlı semptom olduğunu söyleyen Prof. Dr. Esen, idrarda kan görüldüğü anda doktora müracaat etmek gerektiğini vurguladı. Kadınlarda daha az rastlanmasına rağmen, daha tehlileli seyrettiğini aktaran Prof. Dr. Esen, bunun en büyük nedenini ise şöyle açıkladı: “Kadınlar idrarda kan görür görmez bunu jinekolojik sebeplere bağlayıp, doktora başvurmakta gecikebiliyor. Bu da erken teşhis şansının yitirilmesine sebep oluyor.” Doç. Dr. Gültekin de anormal karşılanan her kanamada mutlaka bir uzmana danışılması gerektiğinin altını bir kez daha çizdi.  

MESANE KANSERİ 

Her kanser türünde olduğu erken tanının mesane kanseri için de hayati önemi var. Erken dönemlerde tanı alan 10 kişiden, 8’i tanıdan sonra 5 sene veya daha fazla yaşamına devam edebilirken, rahatsızlık geç dönemde saptama edildiğinde bu oran 10’da bire düşüyor. 

Her 26 erkekten biri mesane kanseri tanısı alıyor.

Sigara içmek, mesane kanseri için de birinci sebep, sigara içenlerde mesane kanseri görülme sıklığı 3,5-4 kat artıyor.

Mesane kanseri erkeklerde, kadınlara değin üç kat daha fazla görülüyor fakat rahatsızlık kadınlar için daha öldürücü.

Dünyada her sene 330 bin erkek ve 100 bin bayan mesan kanseri tanısı alıyor. Türkiye’de ise her yıl 7800 erkek ve 1300 hanımefendi mesane kanserine yakalanıyor. 

BCG (verem aşısı) tedavisi uygulanmadıığında mesane kanseri tümörlerinde nüks oran yüzde 70’lerdeyken bu tedaviyle oran yüzde 25’lere düşüyor.
 

Bu yazı 635 kere okundu.
  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Bir yorum bırak

REKLAM
Facebookta bizi bulun